Facebook Güvenlik İçin Verilen Cep Telefonu Numaralarını Reklam için Satıyor mu?

Son zamanlarda yapılan araştırmalar ve denemeler gösteriyor ki; evet satıyor.
Peki şaşırdık mı? Hayır şaşırmadık.
Bir Zuckerberg kolay olunmuyor sonuçta..

Facebook’un, reklam gelirlerini artırmak amacıyla kullanıcılarının verilerini ve bilgilerini reklam verenlere sattığını zaten hepimiz biliyoruz (bkz. Cambridge Analytica skandalı). Kullanıcılarının ondan beklediğinin ve kendisinin duyurduğunun aksine, bu işten çokça da para kazandı.

Ancak bu defa haber biraz daha kapsamlı; güvenlik için girdiğimiz kişisel bilgilerin ve hatta cep telefonu numaralarımızın da satıldığını öğreniyoruz.

Northeastern ve Princeton üniversiteleri ile Gizmodo muhabirleri bu konuyu doğrulamak istemiş ve denemeler yapmışlar. Facebook’un hedefli reklamlarda kullanmak üzere, iki farklı yöntem ile kullanıcıların cep telefonu numarası bilgilerini topladığı fark etmişler:

İki kademeli kimlik doğrulama: Facebook kullanıcıları, hesaplarını daha güvenli hale getirmek amacıyla iki kademeli doğrulama ile giriş yapmak veya hesaplarına yeni giriş yapıldığına dair uyarı mesajı almak istediklerinde cep telefonu numarası bilgilerini paylaşıyor. Ancak bu bilgileri paylaşırken cep telefonu numarasının Facebook tarafınca istendiği amaçla kullanılabileceğine dair herhangi bir ibare görünmüyor.

Yaşanan durum ise Facebook’un iki kademeli kimlik doğrulama için verilen cep telefonu numaralarını ilk kötüye kullanışı değil. Kullanıcı verilerinin güvenliği konusunda adı bu kadar kötüye çıkınca, sadece Amerika’da 25 yaş altı 2.8 milyon kullanıcısını kaybettiği tahmin edilen Facebook, geçtiğimiz aylarda kullanıcılarını tekrar kendisine çekebilmek için, üyelerinin iki kademeli cep telefonu numaralarını spam mesajlar göndermek için kullanarak büyük tepki toplamıştı. Cep telefonu numaralarına “hesabınıza giriş yapın” veya bağlantılarına ait durum güncellemesi mesajı alan kullanıcılar buna tepki göstermişti.

(Uyarı: Siz yine de iki kademeli kimlik doğrulamayı kapatmayın veya kullanmaktan vazgeçmeyin.)

Gölge bağlantı bilgisi: Facebook’un sizin hakkınızda bilgi topladığı bir diğer kaynak da bağlantılarınız. Buna “shadow contact information” veya “gölge bağlantı bilgisi” deniyor.

Şöyle açıklayabiliriz; Eğer Sinem telefon rehberindeki “kişiler”ini Facebook ile paylaşıyorsa (bu şekilde Facebook sizin bağlantılarınızı daha kolay bulup, size arkadaş önerisi olarak sunuyor ya, onun için yapmış diyelim bunu) ve bu “kişiler” içerisinde yer alan Alper’in telefon numarasına daha önce Facebook tarafınca erişilemediyse, Facebook’a reklam verenler Sinem üzerinden buldukları Alper’i de artık bu telefon numarasını kullanarak taciz edebilecekler.

Alper kendi Facebook hesabına girip, verdiği kişisel bilgileri kontrol ettiğinde “Ben bu telefon numarasını Facebook’a vermemişim, nasıl buldular bunu?” diye düşünürken, biz “gölge bağlantı bilgilerinden” cevabı verebileceğiz. Ancak daha kötüsü, Alper hiçbir zaman internette erişilebilir bilgilerinin tümünü bilemeyecek veya hangi “gölge bağlantı”sından bu telefon numarasına veya e-posta adresine ulaşıldığını öğrenemeyecek.

Facebook elbette bu suçlamayı reddetmiş ve gölge bağlantı bilgisi kullanmadıklarını iddia etmiş. Cambridge Analytica skandalı sonrasında itibarının çoğunu kaybetmişken, şimdi de bu iki yöntemle kişisel verileri paylaştığının duyulması, kullanıcıların güveninin daha da azalmasına ve daha çok kullanıcı kaybına yol açacağa benziyor.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*