İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Akıllı Saat ile Kopya Çekmek veya Aldatan Eşi Yakalamak Mümkün Mü?

Akıllı saat yani smartwatch geçtiğimiz yıllarda şirketlerin milyonlarca dolar harcayarak yatırım yaptığı bir teknoloji haline geldi. Giyilebilir teknolojinin en çok kullanılan parçası ve hatta akla ilk gelen ürünü de diyebiliriz.

Akıllı Saatlerin Geçmişi ve Gelişimi

Aslında akıllı saatler o kadar da yeni bir teknoloji değil. İlk olarak 1972’de geliştirilen Pulsar akıllı saat konseptinin başlangıcı olarak kabul ediliyor.

Seiko T001 Akıllı saat
Seiko T001 modeli
Tüm akıllı saatlerin başlangıcı denebilir

Seiko’nun 1983 yılında çıkarttığı T001, taşınabilir bir TV alıcısına bağlanabilen ve ekranı ikiye bölerek kullanmaya imkan tanıyarak aynı zamanda çok kaliteli olmasa da bir görüntü çıkışı sağlıyor.

Sadece bir yıl sonra çıkan RC-1000 ile bilgisayara bağlanabilme özelliği geldi. Saatlerini Commodore 64 veya Apple II’ye bağlayabilen müşterileri artık saatleri ile etkileşime girebiliyordu.

Modern akıllı saatlere en yakın model ise RC-20 “bilek bilgisayarı” oldu. 8-bit Z-80 mikroişlemci, 2KB RAM ve 8KB depolama özellikleri ile planlama, notlar, dünya saatleri ve bir hesap makinası uygulaması kullanılabiliyordu.

1994 yılında piyasaya çıkan Timex Datalink bir bilgisayardan kablosuz olarak veri yükleyebildiğimiz ilk saat özelliğini taşıyor. Bir başka özelliği ise NASA tarafından çeşitli uzay yolculuklarında bile kullanılması.

Steve Mann isimli mucit 1998 yılında ilk Linux smartwatch’ı tasarladı ve geliştirdi. “Giyilebilir bilgisayarların babası” ünvanını alan mucit modern teknolojiye çok önemli katkıları olan biri. (Modern HDR görüntüleme yöntemlerini de ilk geliştiren kişi)

Samsung’un 1999 yılında akıllı saat pazarına girişi ile “telekomünikasyon kapasitesi” olan saatlerle de tanışmış olduk. Monokrom bir ekrana sahip SPH-WP10, LCD ekran, entegre hoparlör, mikrofon ve 90 dakikalık konuşma süresi ile akıllı saat teknolojisinde yeni bir atlama yaptıran modelden kısa bir süre sonra vazgeçildi ve Samsung uzunca bir süre bu pazardan çekildi.

Hemen ardından gelen WatchPad, 2000 yılında IBM tarafından prototip olarak çıkartılmış bir Linux smartwatch. 2001 yılında güncellendiğinde parmak izi sensörü ve titreşim gibi özellikleri olan, Linux 2.2 ile çalışan, 320 x 240 QVGA dokunmatik ekran, bluetooth, 8 MB RAM, 16 MB flash depolama alanı bulunan akıllı saat ardından gelecek modellere ciddi bir vizyon sağladı.

2000’lerin başında (hatırlayanlar vardır mutlaka) PDA’ların çok yaygın olduğu bir dönem vardı, bu dönemde Fossil markası Wrist PDA adı verilen ve smartwatch dünyasında devrim yaratan bir cihaz çıkarttı. Veri alışverişi, sanal klavye, dokunmatik ekran, kızılötesi bağlantı ve hatta küçük bir ekran kalemi ile kullanıcılara pek çok gelişmiş özellik sağladı.

Akıllı saat pazarında 2004 yılına geldiğimizde Microsoft’un sahneye çıkma gayretinin başarısızlıkla sonuçlandığını görüyoruz. IoT ve giyilebilir teknolojide öncü olabilecek proje, Microsoft’un aldığı bir takım kötü kararlar nedeniyle iptal oldu.

O günden bu yana çok sayıda teknoloji firması akıllı saat piyasasında şansını denedi ancak çıkan ürünler kalabalık bir kitleye hitap edebilecek nitelikte değildi. Ya fazla niş ya da kullanımı güç ürünler oldukları için büyük bir müşteri kitlesine ulaşamadılar.

2012 yılında ise Pebble giyilebilir teknoloji pazarında gerçek anlamda çığır açtı ve akıllı saatlere gerçek bir talep yaratılabildiğini herkese gösterdi.

2013 yılında Omate’nin çıkarttığı TrueSmart, tamamen bağımsız, arama yapabilen, haritaların kullanılabildiği ve Android uygulamalarının yüklenebildiği model de yeni bir dönem başlattı.

Günümüzde Akıllı Saatler

Bugün ülkemizde en tanınan akıllı saatler Apple ve Samsung’a ait olanlar diyebiliriz. Oldukça yaygın kullanılmaya başlanan bu saatler ile mesajlar görüntüleniyor, çağrılar cevaplanıyor, hava durumu, harita ve diğer uygulamaların kullanımına olanak tanınıyor. Esasında cep telefonlarımızın sağladığı her özelliği sağlıyorlar diyebiliriz.

Bu kadar değil! Apple’ın 5. serisini çıkarttığı iWatch kalp atışlarınıza bakıyor, çok yüksek veya düşükse haber veriyor. Kaç adım attınız, kaç kalori yaktınız gibi bir çok sağlık verisini de sağlıyor ve kayıt tutuyor.

İşte işler de burada karışıyor..

Aldatan Kocasını Akıllı Saat ile Nasıl Yakaladı?

Esasında internet “Akıllı saati hayatını kurtardı” ve “Polis suçluyu akıllı saatinden yakaladı” türü haberler ile dolu. Saatinden alınan GPS verileri sayesinde yakalanan katiller, kalp atışlarını takip eden uygulama sayesinde hayatı kurtulanlar sıkça haber oluyor.

Kocasının kendisini aldattığını smartwatch marifetiyle öğrenen kadının durumu ise biraz daha “trajediler” sınıfına girebilir sanırım.

Hikaye şöyle; Adam bir iş seyahatinde. Her akşam saat 22:00 sularında karısını arayarak birazdan uyuyacağını söylüyor. Bir süre sonra da evine dönüyor. Her şey yolunda görünüyor, ta ki karısı adamın akıllı saatini alıp bir önceki haftanın adım sayar ve kalp atışı verilerine bakana kadar. Saat 22:00’den sonra atılan adımlar ve kalp atışlarının hızına bakıldığında adamın doğru söylemediği ortaya çıkıyor.

Akıllı Saat ile Kopya Çekmek

Geçtiğimiz günlerde İngiltere’deki bağımsız bir kuruluş olan Independent Commission on Examination Malpractice sınavlarda her çeşit kol saatinin kullanılmasının yasaklanmasını önerdi ve gerekçe olarak da akıllı saatler ile normal saatlerin ayırt edilmesinin neredeyse imkansız hale geldiğini ve bu nedenle kopya çekilmesine olanak sağlayabildiğini belirtti.

Bu yazıyı okuyan kişilerin çoğunluğunun “Bizim zamanımızda” diye başlayan bir cümle kurabileceğini sanıyorum. Bizim zamanımızda kopya küçük kağıtlara, sıranın üzerine yazılırdı. Öndeki çalışkan arkadaşın kağıdına bakılır veya sıranın altına yerleştirilen kitap açılarak bakmaya çalışılırdı.

“Kopya hazırlamak” diye ayrı bir çalışma şekli vardı, genellikle de o kopyalar hazırlanırken konu öğrenilir, kopya çekmeye gerek kalmazdı.

Her yeri teknolojik gelişme gibi akıllı saatler de hem iyi hem de kötü amaçlarla kullanılabiliyor ve hem iyi hem kötü sonuçları olabiliyor.

Akıllı saatler ile nasıl kopya çekildiğini merak edenler için videosu aşağıda:

Akıllı saat ile kopya çekmek

Akıllı saatler bu kadar “akıllı” olunca güvenlik açıkları da kaçınılmaz oluyor tabii.. Bu konuda yazdığımız “Apple Watch Walkie Talkie Uygulamasında Güvenlik Açığı” yazısına da buradan erişebilirsiniz.

İlk yorum yapan siz olun

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir