Kardeşinin katilini 40 yıl sonra Facebook’tan buldu

Penny Farmer erkek kardeşinin katilini aramaktan hiç vazgeçmemiş bir gazeteci ve yazar. 39 yıl sonra kardeşinin katiline Facebook aracılığıyla nasıl ulaştığını “Dead In the Water” isimli kitabında anlatmış.

Hollywood filmelerini aratmayan olay şöyle gerçekleşmiş;

8 Temmuz 1978’de ufak bir balıkçı teknesinin mürettebatı Guatemala kıyı şeridinde iki ceset bulunur . Bir kadın ve bir erkeğe ait bedenlerin tanınmayacak halde olmasına karşın kadının tecavüze uğradığı ve her ikisinin de dövülmüş, ardından batmaları için ağır motor parçalarına bağlanarak suya atılmış oldukları tespit edilir.

25 yaşındaki yeni doktor olmuş Christopher Farmer ve 24 yaşındaki avukat kız arkadaşı Peta Frampton birlikte bir macera yaşamaya karar verdiğinde elbette başlarına geleceklerden habersizdi. Seyahatleri boyunca ailelerini sürekli haberdar eden çift İngiltere’nin Manchester şehrinden yola çıkıyor ve Avustralya, Pasifik Adaları, Los Angeles, Meksika ve Belize’ye geçiyorlar. Peta Frampton bu süre boyunca annesine telefon ve mektuplarla detaylı olarak yolculuklarını anlatıyor.

Ailelerin genç çiftten son haber aldığı tarih 28 Haziran 1978.

Silas Duane Boston isimli bir denizciye ait 32 feet (yaklaşık 9.5m) bir yelkenli tekne ile Belize’den Honduras’a kadar 150 deniz mili seyir yapacaklarını ve bunun için 500 dolara anlaştıklarını söylüyorlar. Bu yolculuğu “Karayip kıyı şeridinde, beyaz kumsallarda Robinson Crusoe deneyimi” diye betimleyen Christopher Farmer son mektubunda Duane Boston ve iki oğlu ile yapacakları seyrin kaçıramayacakları kadar güzel bir fırsat olduğunu söylüyor…

Bu son mektuptan sonra çiftten bir daha haber alamayan aileler çaresizce çocuklarının nerede olduğunu araştırmaya başlamış ancak dönemin koşulları araştırmaya, haber almaya ve iletişim kurmaya elverişli olmadığından ancak Eylül ayında Belize’deki limana ulaşan bir mektup ile yola çıktıkları teknenin kayıtlarını sorabilmiş. Haftalar sonra limandan cevap gelmiş ama haberler iyi değilmiş. Christopher ve Peta limandan ayrılırken teknenin mürettebat listesinde bulunuyor ancak bir sonraki bağlanma noktasında onlara ait bir kayıt bulunmuyormuş. Honduras yetkilileri ise çiftin satın almış olduğu vizelerin hiç kullanılmamış olduğunu söylemiş.

Sorumlu tuttukları tekne sahibini Interpol aracılığıyla aramaya başlayan aile Silas Duane Boston’un yanında bulunan iki oğlunun annesi ve üçüncü eşi olan Mary Lou’nun Eylül 1968’de ortadan kaybolduğunu ve bir daha bulunamadığını öğrendiğinde ise yeni şokunu yaşamış. Polis, Duane Boston’u aramaya başladığında ise oğulları ile birlikte ortadan kaybolan adamı bulmak için artık çok geçti.

37 sene sonra, 2015 yılında Penny Farmer artık araştırma yapmak için iğneyle çukur kazmak zorunda olmadığını ve elinde çok önemli bir güç olduğunu fark etmiş: Facebook. Sınırsız bilgi kaynağı sunan internet, 70’li yıllarda mektuplarla yapmaya çalıştıkları araştırmadan çok daha hızlı ve güçlü bir sonuç alabileceğine dair inancını güçlendirmiş ve yeterince iyi ararsa kardeşinin katilini ve ölümlerinin ardında yatan gerçeği bulabileceğine dair inancı onu sonuca adım adım yaklaştırmış. En sonunda gerçekle buluşması da çok uzun sürmemiş..

İlk olarak Duane Boston’un teknede bulunan büyük oğlu Vince’e ulaşmış. 50 yaşında, Arizona’da yaşayan Vince’in Facebook sayfasında annesinin 23 yaşında vurulduğu yazıyormuş. Ardından Vince’in erkek kardeşi Russel’a ulaşmış. Penny Farmer, “Kaliforniya’da yaşayan 49 yaşındaki Russel’a ulaştığımda başım dönmeye başladı” diyor. Konuşmaları gereken kişilerin bu iki erkek kardeş olduğunu en başından itibaren bildiğini söyleyen Penny, iki kardeşe gönderdiği özel mesajlar ile 1978 yılında o teknede neler olduğunu kendisine anlatmalarını istiyor.

En sonunda katilin izine kendisi ulaşan Penny, hiç arkadaşı olmadığı için yakınan Duane Boston’a kaldığı huzurevinin bakıcısının açtığı Facebook sayfası aracılığı ile Kaliforniya’da olduğunu öğreniyor. 74 yaşında, beyaz sakallı, kot pantolon ve t-shirt giymiş, beyzbol şapkası ve güneş gözlükleri ile karşısında duran bu adamdan görür görmez nefret ediyor.

Penny’nin kendisiyle irtibat kurmasından 11 gün sonra, 13 Ekim 2015’te, Vince Boston, Sacramento Polisine giderek ifade veriyor ve “aile sırrı” olarak betimlediği ifadesinde annesinin babası tarafınca öldürüldüğünü ancak cesedin nerede olduğunu kimsenin bilmediğini itiraf ediyor. Aynı zamanda bu ifade içerisinde 13 yaşındayken teknelerine aldıkları Christopher ve Peta’nın cinayetlerine de şahit olduğunu belirtiyor. 1982 yılında yani 16 yaşındayken babasından kurtulmak için Amerikan Deniz Kuvvetleri’ne katılan Vince, ilk iş Londra’da polise giderek 4 yıl önce yaşadıklarını ve Christopher ve Peta’nın ismini vererek cinayeti anlattığını ancak olaya ait bir dosya bulunmadığından bir sonuca ulaşamadığını söylüyor. O dönemde kendisinin ve abisi Russell’ın bütün çabaları boşa gidiyor, cinayeti anlatmalarına karşın ciddiye alınmıyorlar. Russel, kardeşi Vince’in hikayesini doğruluyor ve Christopher ve Peta’ya ait fotoğraflar ortaya çıkıyor.

75 yaşındaki Duane Boston’un geçmişi en sonunda onu böylece yakalıyor.

1 Kasım 2016’da Peta ve Christopher’ın katili olarak suçlanan Boston’un olayı bununla kalmıyor, BBC’nin verdiği bilgiye göre Duane Boston oğlu Russell’a 33 kişiyi öldürdüğünü itiraf etmiş. Eğer bu itiraf doğruysa Amerikan tarihinin gördüğü en önemli seri katillerden biri olmasına yetecek bir hikaye.

Russell ve kardeşi Vince’i teknedeki cinayetlerin ardından tehdit eden Duane Boston 2000 sayfalık dosyası ile çoklu cinayetlerin katil zanlısı olarak suçlanırken 24 Nisan 2017’de yargılanması bitmeden ölüyor.

Hollywood filmlerini aratmayacak bu hikaye ise internetin ve sosyal medyanın gücünü gösteren bir kitap haline geliyor.

 

Hits: 481

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*