İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İndirim günlerinde internet siteleri neden çöküyor?

Merakla beklenen indirimli saatler geldi çattı ve en sevdiğiniz alışveriş sitesine girdiniz ama o da ne?! Site çalışmıyor!

Geçtiğimiz hafta sosyal medyada tam indirim zamanı çalışmayan alışveriş siteleri hakkında çokça paylaşım yapıldı. Sorun aslında bizimle de sınırlı değil. Uluslararası devlerin siteleri bile bazen “çökebiliyor”. Alışveriş ve indirimle hiç alakası olmayan siteler de bu anlık ziyaretçi akınlarından nasiplerini alıyor gibiler. Örneğin, 2017 yılında Stephen Hawking’in doktora tezinin ilk kez yayınlanması Cambridge Üniversitesinin sayfasının çökmesine neden olmuştu.

Sadece siteler değil, mobil uygulamaların da yavaşladığına şahit olduk.

Peki bizimle o çok beklediğimiz indirimli ürünlerin arasında giren bu kesintilerin gerçek nedeni nedir? Bunları gerçekten önleyemez miyiz?

Sorunu basitçe tarif edecek olursak; siteye gelen anlık ziyaretçi sayısının sitenin kapasitesini aşması durumunda site yavaşlıyor veya hiç cevap veremez hale geliyor. İlk bakışta çözüm oldukça basit gibi duruyor; siteye daha çok kaynak ayrılması lazım. Peki senenin 364 günü ortalama 100 kişiye hizmet veren bir sitenin sadece bir gün için 10.000 kişiye hizmet verecek bir altyapı kurması ekonomik olarak açıklanabilir mi? Elbette hayır. Sorunun temel kaynaklarından birisi de tam bu nokta. Yılın önemli bir bölümünde boş duracak bir kapasiteye kimse para ayırmak istemez. Bu yatırımı kopartabilecek sistem yöneticileri senenin kalanında kriptopara madenciliğinden güzel bir gelir elde edebilir tabii ki ama bu işin şakası.

Bir diğer önemli sorun da aslında, birçok durumda, sitenin gerçek kapasitesi konusunda kimsenin bilgi sahibi olmaması. Yazılım ekibinin bir fikri var ama bir de ağ ve sistem altyapısının gerçekleri var. Bu durumda hayaller Amazon AWS, hayatlar paylaşımlı hosting olabiliyor ne yazık ki. Bu noktada yük testlerinin önemi ortaya bir kez daha çıkıyor. Beklenen ziyaretçi sayısından başlayarak sitenin ve altyapının kaldırabileceği azami yüke kadar çeşitli kademelerde testler yapılarak gerçek durum ortaya çıkartılmalı. Sitemiz en fazla kaç ziyaretçiye hizmet verebilir, bunlar ne kadar sürede sitemize gelirse tıkanırız gibi pek çok sorunun yanıtları bu testlerle ortaya çıkacaktır. Çorap üreticisi Stance, tanıtım için Rihanna ile çalışmaya başlamadan önce kapsamlı yük testleri yaptırdığını açıklamıştı. Öyle ya, 66 milyon takipçisi olan birisi sizi etiketleyecekse bir miktar ilgi görmeye hazır olmak lazım.

Anlık olarak yoğun bir ziyaretçi akınıyla karşılaşma ihtimaliniz varsa veya sitenizin belli bir süre çalışamaz hale gelmesi sizin için maddi bir kayba neden olabilirse dikkat edilmesi gereken bazı noktalar şunlardır;

En büyük siteler bile bu sorunla karşılaşıyor. Altyapınız Amazon kadar iyi değil, olsa bile onlar da Prime hizmetlerinin lansmanında ciddi sıkıntılar yaşadı. Bu gerçeği kabullenmek çalışmalarınızı kolaylaştıracaktır.

Mobil cihazlardan gelecek trafiği düşünün. Özellikle bir mobil uygulamanız varsa bunun nereye nasıl bağlandığını kontrol etmek olası dar boğazları tespit etmenizi sağlar.

Test ettirin. Sitenizin tam olarak ne kaç ziyaretçiye hizmet verebileceğini test ettirip sonuçları değerlendirin. Rakamlar beklediklerinizin altında çıkarsa hızlı bir iyileştirme çalışması başlatmakta fayda var. Testlerin sadece bağlantı bazında değil, kullanım senaryoları da dikkate alınarak yapılması çok önemli.

Ölçeklenebilir olun. “Scalable” dedikleri gerektiğinde büyütülebilecek bir yapı kurmak işinizi kolaylaştıracaktır. Ne yazık ki destek verdiğimiz bazı kuruluşlarda konu “bir sunucu daha almamız lazım” gibi ciidi bir projelendirme ve yatırım gerektiren noktalara gidiyor. Altyapınızı bulut veya içerik dağıtım ağına (CDN – Content Distribution Network) taşımak tam bu noktada size büyük kolaylık sağlar. Yoğun trafik beklediğiniz zamanlarda daha çok kaynak alıp, işiniz bitince eski ölçeğinize dönebilirsiniz.

DoS/DDoS koruma hizmetinize dikkat edin. Olası hizmet dışı bırakma (Denial of Service veya Distributed Denial of Service) saldırılarına karşı aldığınız tedbirler bu durumlarda gerçek ziyaretçileri engelleyebilir. Hizmet veya varsa cihazın ayarlarını kontrol etmekte ve zararlı trafiği nasıl tespit ettiğini anlamakta fayda var. Böylece sizi ziyaret edenleri değil, gerçekten zararlı olabilecek bağlantıları engellediğinizden emin olursunuz.

Hazır olun. Bütün tedbirlere rağmen siteniz çökebilir. Bu durumda ne yapacağınızı bilmek, sorunun büyümesini engelleyebilir. “Kar topu etkisi” olarak da adlandırılan basit bir kullanıcı davranışının ciddi sorunlar oluşturduğu durumlarla karşılaştım. Kar topu etkisi nasıl ortaya çıkıyor?

  • 500 kişiye hizmet verebilecek bir siteye anlık olarak 1.000 kişi bağlanmaya çalışıyor.
  • 000 kişiye aynı anda cevap veremeyen site yavaşlıyor.
  • Sitenin yavaş olduğunu farkeden ziyaretçiler tarayıcılarında “yenile” (refresh) butonuna birkaç kez ardarda basıyor (hangimiz siteye sinirlenip bunu yapmadık ki?)
  • 000 ziyaretçi 2.000 ziyaretçinin oluşturabileceği kadar trafik oluşturuyor ve site hiç cevap veremez oluyor.

Size ulaşmaya çalışan ziyaretçilerin bu davranışını önlemek ve insan olarak beklentilerini doğru yönetebilmek için gerekli tedbirleri alın.

Basın veya sosyal medya açıklamanızı hazırlayın. Ne olur ne olmaz, siz basit bir metin hazırlayın. Gerekirse, daha önce Amazon dahil birkaç firmanın yaptığı gibi, siteden kaynaklı teknik aksaklıklar nedeniyle oluşan aksaklıklara karşılık indirim süresini biraz daha uzatmayı düşünün.

İlk yorum yapan siz olun

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir